Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi (AİÇÜ), enfeksiyon hastalıkları ve antibiyotik direnci üzerine yürütülen araştırmalarda dünyada yaygın olarak kullanılan model organizma Galleria mellonella (büyük balmumu güvesi larvası) üretimine başladı. Türkiye’de sınırlı sayıda üniversitede bulunan bu üretim altyapısının AİÇÜ’de kurulmasıyla, araştırmacıların hızlı, düşük maliyetli ve etik kurul gerektirmeyen in vivo çalışmalar yapmasının önü açıldı.
Yeni altyapı sayesinde bölgedeki bilimsel çalışmalara önemli katkı sağlanması hedefleniyor.

“Petek güvesi, invivo çalışmalar için en ekonomik ve hızlı model”
AİÇÜ Rektörü Prof. Dr. İlhami Gülçin, laboratuvar çalışmalarında yeni bir dönemin başladığını belirterek şunları söyledi:
“Deneysel çalışmalar genellikle iki ana başlıkta yürütülür: in vitro yani laboratuvar ortamında yapılan çalışmalar ve in vivo yani canlı organizmalar üzerinde yapılan deneyler. Bugüne kadar en çok kullanılan deney hayvanlarının başında rat ve tavşanlar geliyordu. Ancak bu hayvanların yetiştirilmesi hem zahmetli hem de oldukça maliyetli bir süreç. Ayrıca her bir hayvan yalnızca bir deneyde kullanılabiliyor.”

Rektör Gülçin, Galleria mellonella’nın bu noktada büyük avantaj sunduğunu vurgulayarak şöyle devam etti:
“Petek güvesi, hızlı gelişen, kolay çoğaltılabilen ve çok küçük ortamlarda bile yüksek sayıda üretilebilen bir canlı. 10–15 gün gibi kısa bir sürede 250–300 mg seviyesine ulaşıyor ve deneysel çalışmalara hazır hâle geliyor. Bu durum, araştırmacıların hem zamandan hem maliyetten tasarruf etmesini sağlıyor. Ayrıca farklı alanlardan çok sayıda akademisyen şu an laboratuvarlarımızda bu canlıyı kullanarak çalışmalar yürütüyor.”
Rektör Gülçin, yakın zamanda deneysel hayvan laboratuvarlarının da genişletileceğini ve zebra balığı gibi farklı model organizmaların da üretileceğini kaydetti.

“Hedefimiz, bölgenin deney hayvanı ihtiyacını karşılamak”
AİÇÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Ülkü Zeynep Üreyen Esertaş ise Galleria mellonella projesinin geçmişi ve bilimsel hedefleri hakkında bilgi verdi:

“Galleria mellonella çalışmalarımız 2020 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde Prof. Dr. Ali Osman Kılıç’ın laboratuvarında başladı. 2023’te Ağrı’ya atandıktan sonra bu üretimi burada da kurabilir miyiz diye düşündük. Rektör hocamızın destekleriyle 1 yıldır AİÇÜ bünyesinde bal mumu güvesi üretimini sürdürüyoruz.”

Esertaş, Galleria mellonella’nın araştırmacılar için büyük fırsatlar sunduğunu belirterek şöyle konuştu:
“Bu canlı, bağışıklık sistemi tepkileri açısından insana oldukça benziyor. Aynı zamanda parazit türü olduğu için etik kurul gerektirmiyor. Hayvan deneyleri çok maliyetli ve uzun soluklu olduğundan, araştırmacıların bu aşamaya geçmeden önce ön çalışmaları Galleria üzerinde yapabilmesini istiyoruz. Böylece süreç hem hızlanıyor hem de çok daha ekonomik hâle geliyor.”

Antimikrobiyel dirençle mücadelede umut vadediyor
Dr. Üreyen Esertaş, yürüttükleri projeler sayesinde antimikrobiyel dirençle mücadelede yeni moleküller keşfetmeyi hedeflediklerini belirtti:
“Galleria’lara çeşitli patojen mikroorganizmalar vererek bağışıklık sistemlerini uyarıyoruz. Böylece antimikrobiyel peptit dediğimiz, antibiyotik direncine karşı kullanılabilecek maddeler elde etmeyi amaçlıyoruz. Şu anda yürüttüğümüz 22-18 projesinde bir antimikrobiyel peptit elde ettik. Ayrıca bakteriyofajlarla yaptığımız in vivo deneylerde başarılı sonuçlar aldık.”

Galleria mellonella’nın bilimsel süreçte önemli bir basamak olduğuna dikkat çeken Esertaş, şunları ekledi:
“Yeni bir ilacın raflara gelmesi faz çalışmalarından dolayı yıllar alıyor. Biz bu sürecin en başındaki öncül aşamayı hızlandırıyoruz. Araştırmacılar çevre illerden –Erzurum, Kars, Iğdır gibi– gelip ön denemelerini burada gerçekleştirebilir. Üretim maliyetimiz çok düşük, özel şartlar gerektirmiyor ve tekrar sayısı çok fazla. Bu nedenle oldukça cazip bir model.”

Bölgesel bilimsel kapasite güçleniyor
AİÇÜ’de kurulan Galleria mellonella üretim altyapısı sayesinde, hem üniversite bünyesindeki araştırmacıların hem de çevre illerden gelen akademisyenlerin daha hızlı ve ekonomik şekilde deneysel çalışmalar yapabilmesinin önü açıldı.
Bu yeni adımla Ağrı, deneysel biyoloji ve enfeksiyon araştırmalarında bölgesel bir merkez olma yolunda önemli bir ivme kazanmış oldu.

Yorumlar
Kalan Karakter: