Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi bünyesinde kurulan Zebra Balığı Translasyonel Tıp Araştırma Laboratuvarı açıldı. Laboratuvarda yetiştirilmeye başlanan zebra balıkları ile özellikle metabolik ve nörodejeneratif hastalıklar ile epilepsi üzerine yürütülecek çalışmalarda önemli veriler elde edilmesi hedefleniyor.
Üniversitede üretilen zebra balıklarının bilimsel araştırmalarda aktif olarak kullanılacağını belirten Dr. Öğretim Üyesi Fümet Duygu Üstündağ, zebra balıklarının insanlarla yüksek genetik benzerlik göstermesi, hızlı gelişim süreci ve dış ortamda gözlemlenebilir yapısı sayesinde güçlü bir deney modeli olduğunu söyledi.

Zebra balıklarının günümüzde özellikle ilaç geliştirme süreçlerinde önemli bir rol üstlendiğini ifade eden Üstündağ, bu canlıların temel araştırma aşamalarında hastalık mekanizmalarının anlaşılması ve hedef moleküllerin belirlenmesinde, translasyonel aşamada ise elde edilen bulguların canlı modeller üzerinde test edilmesinde kullanıldığını kaydetti.

Yaklaşık 8 ayda kurulan laboratuvarın uzun yıllara dayanan bilimsel birikimin ürünü olduğunu vurgulayan Üstündağ, geçmişte araştırmalar sırasında altyapı ve etik sorunlar nedeniyle zorluklar yaşadıklarını, bu nedenle çalışmaları farklı şehirlerde sürdürmek zorunda kaldıklarını dile getirdi. Üstündağ, “Bilim, imkânların olduğu yerde değil; imkânların oluşturulabildiği yerde ilerler anlayışıyla yola çıktık. Tüm yasal ve teknik süreçleri tamamlayarak bu laboratuvarı kurduk” dedi.

Laboratuvarda yürütülecek çalışmaların temel hedefinin bilimsel bulguların klinik uygulamalara aktarılması olduğunu ifade eden Üstündağ, disiplinler arası ve uluslararası iş birliklerine açık olduklarını belirtti. Üstündağ ayrıca, laboratuvarın genç araştırmacılar için önemli bir eğitim ve gelişim ortamı sunacağını söyledi.
Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İlhami Gülçin ise üniversite bünyesinde deneysel çalışmaların hızla devam ettiğini belirterek, zebra balıklarının invivo araştırmalarda önemli bir model olduğunu vurguladı.

Zebra balıklarının yetiştirilmesinin kolay olması, kısa sürede deney aşamasına gelebilmesi ve insan genetiğiyle yüksek benzerlik göstermesi nedeniyle son yıllarda bilim dünyasında yaygın olarak kullanıldığını ifade eden Gülçin, “Bu sucul deney hayvanı, özellikle invitro çalışmaları destekleyen invivo araştırmalar için büyük önem taşıyor. Üniversitemiz bünyesinde kurulan bu ünite ile araştırmacılarımıza önemli kolaylık sağlanacak” diye konuştu.

Kurulan laboratuvarın sadece üniversiteye değil bölgeye de katkı sunacağını belirten Gülçin, çevre üniversitelerle iş birliği içinde çalışmalar yürütüleceğini ve bu altyapının bilimsel projeler ile uluslararası yayınlara katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.

Yorumlar
Kalan Karakter: