Sulak alanlar için hayati çağrı
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, Türkiye’nin coğrafi yapısı, konumu ve ekolojik çeşitliliğiyle son derece önemli bir ülke olduğunu vurgulayarak sulak alanlar için hayati bir çağrıda bulundu.
Yayınlanma :
02.02.2026 13:57
Güncelleme :
02.02.2026 13:57
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, Türkiye’nin coğrafi yapısı, konumu ve ekolojik çeşitliliğiyle son derece önemli bir ülke olduğunu vurgulayarak sulak alanlar için hayati bir çağrıda bulundu.
2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü nedeniyle muhabirine açıklamalarda buluna Prof. Dr. Lokman Aslan, Türkiye’nin kıtalar arasında doğal bir köprü konumunda bulunduğunu söyledi. Bu özelliğin fauna ve flora açısından büyük bir zenginlik sağladığını dile getiren Aslan, sulak alanların yeryüzünün en zengin ve en üretken ekosistemleri arasında yer aldığını kaydetti. Bu alanların birçok canlı türü için beslenme, üreme ve barınma imkânı sunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aslan, sulak alanların yalnızca bulundukları ülke için değil, tüm dünya için ‘doğal zenginlik müzeleri’ olarak kabul edildiğini belirtti.
Sulak alanların, çevresinde yaşayan insanlar için de büyük önem taşıdığını söyleyen Aslan, bu alanların bölge ve ülke ekonomisine katkı sağladığını, aynı zamanda doğal dengenin ve biyolojik çeşitliliğin korunmasında vazgeçilmez bir role sahip olduğunu kaydetti. İklim değişikliğinin etkilerinin her geçen gün arttığına dikkat çeken Prof. Dr. Aslan, sulak alanların hızla değişen çevresel şartlara uyum sağlayabilme yeteneğinin, hem insanlar hem de yaban hayatı için hayati önemde olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Aslan, bu nedenle dünya genelinde sulak alanların önemi ve işlevleri üzerine yapılan bilimsel araştırmaların artmasının doğal olduğunu söyledi.
Van Gölü Havzası’nın, nesli tehlike altında veya koruma altındaki çok sayıda kuş türüne ev sahipliği yaptığını belirten Aslan, bölgenin aynı zamanda karasal açıdan da zengin bir yaban hayatı popülasyonuna sahip olduğunu vurguladı. Yapılacak detaylı araştırmalarla bu türlerin sayısının daha da artabileceğini ve nesli tükenme tehlikesi altındaki canlıların korunmasına önemli katkılar sağlanacağını ifade eden Prof. Dr. Aslan, Van Gölü Havzası’nın büyük ölçüde tahrip edilmemiş doğasıyla dikkat çektiğini kaydetti. Prof. Dr. Aslan, bölgede Türkiye’deki sulak alanların yaklaşık beşte birine denk gelen 418 bin 560 hektarlık alan bulunduğunu ve bu özelliğiyle Van’ın göçmen ve yerleşik kuş popülasyonu açısından son derece zengin olduğunu belirtti.
Van’da Bendimahi, Çelebibağı, Erçek Gölü, Dönemeç Deltası, Turna Gölü, Akgöl ve Karasu Deltası gibi büyük sulak alanların yanı sıra çok sayıda küçük sulak alanın da bulunduğunu aktaran Aslan, bu alanlarda göçmen ve yerleşik kuşların yanı sıra birçok canlı türünün yaşam bulduğunu söyledi. Bu canlıların Van Gölü Havzası’na ve ülkemize büyük değer kattığını bildiren Prof. Dr. Aslan, "Doğal miraslarımızı gelecek nesillere aktarmak için onları koruyalım. Değeri yok olduktan sonra anlaşılan yerler olmasın" ifadelerini kullandı.
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: