Uluslararası siyaset, yalnızca güçlü ordularla ya da büyük ekonomilerle şekillenmiyor.
Günümüzde liderlik; krizleri yönetebilme, diplomatik denge kurabilme ve ülkesinin çıkarlarını küresel platformlarda savunabilme becerisiyle ölçülüyor. Bu açıdan bakıldığında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın son yirmi yılı aşkın süreçte dünya siyasetinde önemli bir aktör haline geldiği görülmektedir.
Türkiye, geçmişte uluslararası gelişmeleri çoğu zaman uzaktan takip eden bir ülke konumundayken, bugün NATO zirvelerinden Birleşmiş Milletler toplantılarına, Karadeniz'den Orta Doğu'ya kadar birçok kritik konuda söz sahibi ülkeler arasında yer alıyor. Bu değişimin merkezinde ise Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın izlediği dış politika bulunuyor.
Son NATO Zirvesi'nde yaptığı konuşmada savunma sanayii, güvenlik politikaları ve bölgesel istikrar konularındaki mesajları dikkat çekti. Türkiye'nin savunma sanayiinde son yıllarda kaydettiği ilerleme, yerli ve milli üretim anlayışıyla desteklenirken, uluslararası platformlarda da Ankara'nın elini güçlendiren önemli unsurlardan biri haline geldi.
Elbette her lider gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın politikaları da farklı kesimler tarafından farklı şekillerde değerlendirilebilir. Destekleyenler olduğu kadar eleştirenler de vardır. Bu, demokratik toplumların doğal bir sonucudur. Ancak siyasal görüşlerden bağımsız olarak bakıldığında, Türkiye'nin bugün uluslararası krizlerde arabulucu rolü üstlenebilmesi, küresel zirvelere ev sahipliği yapabilmesi ve birçok liderle doğrudan diplomatik temas kurabilmesi, ülkenin uluslararası görünürlüğünün arttığını göstermektedir.
Liderlik sadece ülke içinde seçim kazanmak değildir. Gerektiğinde masada söz sahibi olmak, kriz anlarında çözüm üretebilmek ve ülkesinin çıkarlarını uluslararası arenada savunabilmektir. Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayiinden enerji diplomasisine, tahıl koridorundan bölgesel krizlere kadar birçok başlıkta aktif rol üstlenmesi, bu açıdan dikkat çekmektedir.
"Dünya lideri" ifadesi, farklı kişiler tarafından farklı ölçütlerle değerlendirilebilir. Kimi bunu küresel etki gücüyle, kimi diplomatik girişimlerle, kimi de uluslararası görünürlükle tanımlar. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın uzun yıllardır uluslararası zirvelerde aktif rol üstlenmesi, küresel meselelerde sıkça muhatap alınması ve Türkiye'nin dış politikadaki etkinliğinin artması nedeniyle birçok kişi tarafından "dünya lideri" olarak nitelendirildiği görülmektedir.
Sonuç olarak, liderler tarih tarafından yaptıklarıyla değerlendirilir. Bugün Türkiye, uluslararası masalarda daha görünür, daha etkin ve daha fazla söz sahibi bir ülke konumundadır.
Bunun ülke yönetiminin izlediği politikalarla bağlantılı olduğu açıktır.
Mustafa Yiğit
Patnos Haber Gazetesi.com Yazı İşleri Müdürü
Yorumlar
Kalan Karakter: