Her memleketin bir hikâyesi vardır…
Ama Ağrı’nın hikâyesi sadece bir coğrafyanın değil, bir duruşun, bir sabrın ve bir kimliğin hikâyesidir. 04 Nisan “Ağrılılar Günü” de tam olarak bu kimliğin hatırlandığı, hissedildiği ve sahiplenildiği özel bir gündür.
Ağrılı olmak; zorlu şartlara rağmen dimdik ayakta durabilmektir.
Soğuk kışlara, sert coğrafyaya, imkânsızlıklara rağmen umudu diri tutabilmektir. Belki de bu yüzden Ağrı insanı, bulunduğu her yerde çalışkanlığıyla, vefasıyla ve mertliğiyle tanınır.
Bu topraklar sadece zorluklarıyla değil, aynı zamanda büyük değerleriyle de anılır.
Ağrı Dağı gibi ihtişamlı bir simgeye sahip olan bu şehir; kültürüyle, tarihiyle ve yetiştirdiği insanlarıyla her zaman dikkat çekmiştir. Yıllardır Türkiye’nin dört bir yanına, hatta dünyanın farklı noktalarına dağılan
Ağrılılar; gittikleri her yerde memleketlerinin izini taşımış, kimliklerini unutmamıştır.
“Ağrılıyım” demek, sadece bir nüfus cüzdanı bilgisi değil; bir aidiyetin, bir geçmişin ve bir karakterin ifadesidir. Gurbette olsak da kalbimiz hep o dağların eteklerinde, o sokaklarda, o hatıralarda kalır.
Bugün, birlik ve beraberliğimizi hatırlama günüdür. Birbirimize daha sıkı sarılma, değerlerimizi yaşatma günüdür.
Çünkü biz biliyoruz ki; Ağrı’nın en büyük gücü, insanıdır.
Bu vesileyle tüm hemşehrilerimin 04 Nisan Ağrılılar Günü’nü kutluyor; birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularının daim olmasını diliyorum.
Saygılarımla.
Yorumlar
Kalan Karakter: